Uluslararası Spor’da Hukuk ve Çifte Standart Sorunu…

Uluslararası Spor’da Hukuk ve Çifte Standart Sorunu…

Uluslararası spor’da hukuk ve çifte standart sorunu…
Rusya, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 2. maddesinin 4. bendi gerekçe gösterilerek, Ukrayna’ya yönelik askeri müdahalesi sonrası uluslararası spor organizasyonlarından men edilmişti.
Oysa Amerika Birleşik Devletleri, uzun yıllardır Irak, Suriye, Lübnan,İran, Somali, Vietnam, Afganistan, Sudan ve benzeri birçok ülkede askeri operasyonlar yürütmüş, bu müdahalelerde ülkelerin altyapıları, şehirleri ve sivil yaşamı ağır bedeller ödemiştir. En son olarak 3 Ocak 2026’da Venezuela’ya düzenlenen askeri operasyonla, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro yakalanarak ABD’ye götürülmüştür.
Bu eylem, Rusya örneğinde ileri sürülen gerekçelerle birebir örtüşmektedir. Yani ABD de, tıpkı Rusya gibi, BM Şartı’nın 2(4) maddesini ihlal etmiştir.
Peki bu madde ne diyor?
Birleşmiş Milletler Şartı Madde 2(4) “Hiçbir devlet, başka bir devletin egemenliğine, toprak bütünlüğüne veya siyasi bağımsızlığına karşı güç kullanamaz ya da güç kullanma tehdidinde bulunamaz.”
Bu ilke, uluslararası hukukun en temel taşlarından biridir ve
amacı da açıktır.
“Uluslararası ilişkilerde silahlı gücü sınırlandırmak ve dünya barışını korumak.”
Nitekim son Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi toplantılarında, ABD’nin Venezuela’daki askeri eylemleri uluslararası hukuk uzmanları tarafından ciddi biçimde tartışılmış, bu operasyonun Madde 2(4) kapsamındaki kuvvet kullanma yasağını ihlal ettiği açıkça ifade edilmiştir. ( Globalsports)
BM Genel Sekreteri ve birçok ülke temsilcisi de bu durumu, egemenlik ilkesine aykırı tehlikeli bir örnek olarak nitelendirmiştir.( The Gurdian)
Ancak burada çok kritik bir gerçek karşımıza çıkmaktadır. “BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri veto hakkına sahiptir.”
Bu nedenle, Rusya’ya uygulanan yaptırımların aynısı ABD’ye uygulanamamaktadır.
Bir başka ifadeyle, daimi üyeler hukuku uygulayan değil, hukukun üstünde duran aktörler haline gelmektedir.
Bir daimi üye devlete karşı yaptırım kararı çıkarmak, pratikte ya son derece zor ya da imkansızdır. Bu durum, uluslararası hukukun bağlayıcı olmasına rağmen uygulanabilirliğinin ne kadar sınırlı olduğunu açıkça göstermektedir.
Tüm bu olaylara rağmen. Spor dünyası nerede duruyor?…
Bu tablonun spor dünyasındaki yansıması ise daha da düşündürücüdür.
Uluslararası Olimpiyat Komitesi, aynı BM şartı’nı gerekçe göstererek Rusya’yı birçok spor organizasyonundan men etmiş, bazı Rus sporcuları yalnızca bağımsız sporcu statüsüyle yarışmaya izin vermiş, bayraklarını, milli marşlarını ve ulusal sembollerini yasaklamıştır.
Yani, dünya sporunda da kurallara dayalı düzenin zayıfladığını, güçlü olanın istediğini yaptığını, zayıf olanın bedel ödediğini görüyoruz.
Tüm bu askeri müdahalelere rağmen,
FIFA Başkanı, ABD Başkanı’na “Dünya barış ödülü” takdim edebilmekte, 2026 FIFA dünya kupası ABD’de düzenlenebilmekte, 2028 Los Angeles olimpiyat oyunları yine ABD’ye verilebilmektedir.
Amerika’nın yaptıkları bunlarla da bitmrmektedir. Bir yandan Nobel Barış ödülü kendne verilmeyince Norveç’i, Goronland için danimarkayi, göçmenler için Meksikayi, diğer taraftan iran’ı, Kuba’yı, Kanada’yı ve AB’yi tehdit etmektedir.
Benzer şekilde, İsrail de BM Şartı’nın aynı maddesi kapsamında ciddi iddialarla yargılanmasına rağmen, dünya sporundan herhangi bir yaptırımla karşılaşmamaktadır.
Tüm bu yaşananlar karşısında dünya sporu herne hikmetse sessizliğini korumaya devam etmektedir.
Uluslararası Olimpiyat Komitesi ve diğer küresel spor örgütlerine sormsk getekmez mi?
Siz ne zamana kadar susacaksınz?
Spor, hangi ülkeler için evrensel değer, hangi ülkeler için esnek kural olmaya devam edecek?
Dünya sporu, milletlere karşı ne zamn adil olacak?
Eşitlikçi ve adil rekabetin gerçek teminatı olma sorumluluğunu ne zaman üstleneceksiniz?
Eğer spor gerçekten barışın diliyse, eğer olimpik değerler evrenselse, o zaman hukuk da, adalet de, yaptırımlar da seçici olmamalıdır.
Aksi halde, mesele spor değil, gücün spor üzerinden meşrulaştırılması olacaktır.
” Kalın Sağlıcakla”
Ahmet Ak

Yorum Gönder