Taekwondo Çalıştayı’nın Sonuç Bildirgesi
BİZİM ÇOCUKLAR SPORCU DESTEK DERNEĞİ SPOR ÇALIŞTAYLARI SERİSİ 1-TAEKWONDO’NUN DÜNÜ, BUGÜNÜ VE YARINI ÇALIŞTAYI TAEKWONDO ÇALIŞTAYI RAPORU 13-15 ŞUBAT 2026 ANTALYA
BİZİM ÇOCUKLAR SPORCU DESTEK DERNEĞİ
SPOR ÇALIŞTAYLARI SERİSİ
1-TAEKWONDO’NUN DÜNÜ, BUGÜNÜ VE YARINI ÇALIŞTAYI
🥋 TAEKWONDO ÇALIŞTAYI RAPORU
Tarih: 13-15 ŞUBAT 2026
Yer: WIKING STAR OTEL KEMER/ANTALYA
Düzenleyen Kurum: BİZİM ÇOCUKLAR SPORCU DESTEK DERNEĞİ
Adres: Nişantaş Mah. Seraser Sok. No: 12/D Selçuklu/KONYA
İletişim: 0507 321 40 42
E-posta: info @sporcudestek.org.tr
Web: www.sporcudestek.org.tr
Çalıştay Organizasyon Kurulu
Mevlüt TOSUNOĞLU- Başkan- İş İnsanı
Özkan ÖZKAYMAK-Başkan Yardımcısı-Turizmci-İş İnsanı
Ahmet Ziya GÜNDÜZ- Başkan Yardımcısı-İş İnsanı
Ahmet ÖZSAMUR-Başkan Yardımcısı-İş İnsanı
Dr. Muammer CANBAZ- Başkan Yardımcısı-Koordinatör-Öğretim-Milli Takım Antrenörü
Hikmet ÇAY Yönetim Kurulu Üyesi-Harita Mühendisi-İş İnsanı
Mustafa ŞAHİN Yönetim Kurulu Üyesi-Öğretmen
Mehmet ÇİMEN Yönetim Kurulu Üyesi-Avukat-Uluslararası Hakem
Dr. Özlem AKKOYUN SERT Yönetim Kurulu Üyesi-Akademisyen
Ramazan ÇETİN Yönetim Kurulu Üyesi-KOSGEB Uzmanı
Hasan Alper TUNGA YÜCEL Yönetim Kurulu Üyesi-İş İnsanı
Ayşe Hümeyra ELDEK Yönetim Kurulu Üyesi-İç Mimar
İrem Nur İNCE Yönetim Kurulu Üyesi-Psikolog
Çiğdem ÇOPUROĞLU GÜVEN Yönetim Kurulu Üyesi-Mimar
Dr. Behçet Kemal İNAN Yönetim Kurulu Üyesi-Doktor
Fazilet ATALA-Sekreterya
Bilim Kurulu
Prof. Dr. Yahya POLAT Akademisyen-Erciyes Üniversitesi Öğretim Üyesi
Prof. Dr. Bülent FİŞEKÇİOĞLU Akademisyen- Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi
Prof. Dr. Mehmet ACET Akademisyen- Dumlupınar Üniversitesi Öğretim Üyesi
Dr. Semih ÖZ Akademisyen-Osman Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi
Doç. Dr. Taner YILMAZ Akademisyen- Uşak Üniversitesi Öğretim Üyesi
Genel Moderatörler
Prof. Dr. Yahya POLAT Akademisyen-Erciyes Üniversitesi Öğretim Üyesi
Dr. Muammer CANBAZ Öğretmen-Milli Takım Antrenörü
Masa Moderatörleri
1.Masa Moderatörü Halil ÖZİŞ Özel Spor Kulüp Başkanı-Milli Takım Antrenörü
2.Masa Moderatörü Halit YAVUZ Özel Spor Kulüp Başkanı-Milli Takım Antrenörü
3. Masa Moderatörü Ali CAN Özel Spor Kulüp Başkanı-Milli Takım Antrenörü
4. Masa Moderatörü Mehmet ÇİMEN Avukat-Uluslararası Hakem
5.Masa Moderatörü Dr. Semih ÖZ Akademisyen-Osman Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi
6.Masa Moderatörü Muharrem KARANFİLCİ Devlet Sporcusu-Teknik Direktör-Yazar
7.Masa Moderatörü İlkay BATMAN Milli Takım Antrenörü
8.Masa Moderatörü Cihat KUTLUCA Dünya Şampiyonu-Teknik Direktör-Devlet Sporcusu
Konuşmacılar
Prof. Dr. Metin ŞAHİN Dünya Taekwondo Konseyi Üyesi, Avrupa Taekwondo Birliği Başkan Yardımcısı, Balkan Taekwondo Birliği Başkanı, Önceki Dönem Taekwondo Federasyon Başkanı
Bahri TANRIKULU Türkiye Taekwondo Federasyon Başkanı
Prof. Dr. Mutlu TÜRKMEN Bayburt Üniversitesi Rektörü, Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu Başkanı
Fahrettin YILDIZ Türkiye Kaykay Federasyon Başkanı
Prof. Dr. Tennur YERLİSU LAPA Avrupa Dünya Şampiyonu
Cihat KUTLUCA Dünya Şampiyonu
Servet TAZEGÜL Avrupa Dünya Olimpiyat Şampiyonu
Nafia KUŞ AYDIN Avrupa Dünya Şampiyonu, Olimpiyat Üçüncüsü
Doç. Dr. Özgür BOLAT Akademisyen, Yazar
Mevlüt TOSUNOĞLU Dernek Başkanı, İş Adamı
Çalıştayın Amacı Taekwondo sporunun gelişimine katkı sağlamak Eğitim, organizasyon ve sporcu gelişimini değerlendirmek Ulusal stratejiler oluşturmak
Çalıştay Kapsamı
Antrenör eğitimi Sporcu gelişimi Hakemlik sistemi Altyapı ve kulüp yapılanması Sporcu sağlığı ve performans Organizasyon ve federasyon işleyişi Hedef Katılımcılar Akademisyenler Antrenörler Hakemler Spor yöneticileri Sporcular Sporcu velileri Çalıştay Kuralları Her katılımcı aktif görüş bildirmelidir Süre planına uyulmalıdır Raportör notları resmi veri olarak kullanılacaktır Beklenen Çıktılar Stratejik gelişim önerileri Politika önerileri Sonuç bildirgesi
Çalıştay Programı
1.Gün Cuma 13 Şubat 2026
14.00 Kayıt ve Otele Giriş
19.00 Akşam Yemeği
20.30 Açılış
2.Gün Cumartesi 14 Şubat 2026
08.00 Kahvaltı
10.00- 12.00 Grup Çalışmaları
12.30- 13.30 Öğle Yemeği
14.00- 16.00 Grup Çalışmaları
16.30- 18.30 Sunumlar
19.00 Akşam Yemeği
20.30 Konuşmacıların Söyleşileri
3.Gün Pazar 15 Şubat 2026
10.00- 11.30 Çalıştay Raporlarının Sunumu
12.00 Otelden Ayrılış
Çalışma Masası Konuları Konu 1: Federasyonun Bütçesi Konu 2: Kulüplerin Desteklenmesi Konu 3: Federasyon Delege Yapısının (Seçim Sisteminin) Değerlendirilmesi Konu 4: Ödül Yönetmeliğinin Değerlendirilmesi Konu 5: Milli Takım Antrenörlerinin Görevlendirilmesinin Değerlendirilmesi Konu 6: Milli Takım Seçme Kriterlerinin Değerlendirilmesi Konu 7: Hakem Görevlendirmelerinin Değerlendirilmesi Konu 8: Sporcu Lisans ve Vize Ücretlerinin Değerlendirilmesi Konu 9: Öksüz, Yetim ve Şehit Çocuklarının Spor Yapmalarının Desteklenmesi
13-15 ŞUBAT 2026 TARİHLERİ ARASINDA ANTALYA’DA YAPILAN TAEKWONDO’NUN DÜNÜ, BUGÜNÜ VE YARINI ÇALIŞTAYI SONUÇ RAPORU
1. FEDERASYONLARIN GELİRİ(BÜTÇESİ)
MEVCUT DURUMU
Federasyonların gelirlerinin (Bütçe) büyük çoğunluğu bakanlık tarafından karşılanmaktadır, ayrıca tescil ücreti, lisans ücreti, kuşak ücreti. Vize ücreti, diploma ücreti, eğitim gelirleri gibi özel gelirleri de bulunmaktadır. Sponsor gelirleri ise çoğu federasyonlarda yok denilecek kadar az olduğu düşünülmektedir.
ÇÖZÜM ÖNERİLERİMİZ
1. Federasyonların genelinde hazırlanan yıllık bütçeleri genelde kesintiye uğramaktadır, sebeplerinin ne olduğundan ziyade planlanan bütçenin kesintiye uğraması planlanan hizmetlerin de eksik yapılması anlamına geleceğinden federasyonların planladığı ve talep ettiği bütçenin verilmesi düşünülmektedir.
2. Federasyonların bütçesi belirlenirken yıllık faaliyetlerinin yanı sıra federasyona bağlı kulüp sayıları, lisanslı sporcu sayıları, antrenör sayıları, hakem sayıları, uluslararası başarı düzeyleri, Dünya ve ülke çapındaki tanınırlığı, ülke gençliğine sosyal yapıya Türk kültür gelenek ve göreneklerine katkısına, sosyal medyadaki etkinliği gibi hususların göz önünde bulundurulması düşünülmektedir.
3. Özel sektörde faaliyet gösteren spor malzemeleri işletmelerinin satışlarından belli bir oranda federasyonlara kesinti yapılarak kaynak aktarılması konusunda yasal düzenlemenin yapılması önerilmektedir.
4. Mevcut sponsorluk sisteminin yeniden gözden geçirilerek gerekli yasal düzenlemeler yapılarak özel sektörün sponsorluğa teşvik noktasında daha aktif hale getirilmesi önerilmektedir.
5. Ülkemizde sağlık giderlerine harcanan bütçenin ve kaynağın spor faaliyetlerine ayrılan bütçeye oranla daha fazla olması son derece düşündürücüdür. Ülke nüfusumuzun genç nüfus oranına bakıldığında toplum genelinde spor kültürünün oluşması noktasında desteklenmesi hem sağlıklı nesiller yetişmesine vesile olurken hem de sağlık sorunlarına önleyici bir unsur olarak sporun katkısı yadsınamayacak kadar büyüktür. Sağlığa harcanan bütçe oranında spor kültürünün oluşması için federasyonların daha çok desteklenmesi sağlık giderlerinin daha aza indirilmesini sağlayacaktır. Örneğin; birçok sağlık sorunu nedeniyle doktora başvuran vatandaşlara doktor reçetesinin ilk sıralarında spor yapmaları tavsiye edildiği bilinmektedir. Bu nedenle, yukarıda bahsettiğimiz konuların ne denli önemli olduğu daha anlaşılır olacağı ön görülmektedir.
13-15 ŞUBAT 2026 TARİHLERİ ARASINDA ANTALYA’DA YAPILAN TAEKWONDO’NUN DÜNÜ, BUGÜNÜ VE YARINI ÇALIŞTAYI SONUÇ RAPORU
2. KULÜPLERİN DESTEKLENMESİ
MEVCUT DURUM
A. Kamu kurum ve kuruluşların da ki kulüpler: Sayıları çok az yönetim biçimi tamamen siyasete endeksli liyakat ve şeffaflıktan uzak bir yapıdadır. Genelde maddi yönden sıkıntı yaşamazlar, alt yapıdan çok özel kulüplerin yetiştirdiği sporcuları transfer yöntemiyle bünyelerinde barındırırlar. Bazı yerel yönetimler belediye kulüpleri alt yapı ve yerel hizmetlere yönelik farklı branşlarda faaliyet sürdürdükleri düşünülmektedir.
B. Özel kulüpler: Kendi çabalarıyla ayakta kalmaya çalışıyorlar kendi bütçelerini oluşturmada ciddi sıkıntılar yaşamaktadırlar. Taekvondo branşı diğer branşlara göre Türkiye’de en çok özel kulüp ve salonlara sahiptir, üye aidatlarıyla ayakta durmaya çalışıyorlar. Yılda bir, az da olsa İl Müdürlükleri spor malzeme yardımlarından destek alırlar, bir de Federasyon seçimlerinde delegelik hakkı elde etmişse delege olduğu sürece federasyondan ayni destek alırlar mevcut yönetime destek vermek kaydıyla tabi. Bir de kendi çaba ve gayretleriyle yerel yöneticilerle ya da özel sektör iş insanlarıyla iyi ilişkiler kurabilenler anlık destek alabildikleri gözlenmektedir.
C. Özel fason kulüpler: Bu kulüpler tamamen federasyon seçimlerinde delege olabilmek için ya da kamu kurumlarında destek almak için kurulurlar. Bünyelerinde sadece kriterleri yerine getirecek kadar sporcu barındırırlar, hizmet anlayışından uzak rant peşinde bir yapıda oldukları gözlenmektedir.
ÇÖZÜM ÖNERİLERİMİZ
A. Devletimizin ana hedeflerinden biri olan, sporun gençleri kötü alışkanlıklardan korumak sağlıklı nesiller yetiştirmek için en önemli araç olduğu her kesim tarafından bilinmektedir. Ülkemizde her geçen gün madde ve elektronik bağımlısı gençlerimizin sayısal olarak küçümsenemeyecek çoğunlukta olması, sağlık giderlerinin her geçen gün artması sporun koruyucu gücünün ve etkisinin yadsınamayacak ölçüde olması nedenlerinden dolayı özel kulüplerin hem devletimiz hem de özel sektörler tarafından her zamankinden daha fazla desteklenme gerekliliğini ortaya koymaktadır. Her ne kadar ağır bir yük gibi gözükse de yukarıdaki saydığımız nedenleri önlemede kulüplere yapılan desteğin maliyeti daha az olacağı ön görülmektedir,
B. Özel kulüpleri desteklerken kulüp bünyesindeki lisanslı sporcu sayısı, başarı düzeyi, bulunduğu çevredeki olumlu etkisi ölçülebilir bir yöntem baz alınarak yapılması fason dosya üzerindeki kulüplerin haksız destek almalarının önü kesilecek, destek almak isteyen kulüplerin lisanslı sporcu sayılarını artırmaya teşvik edecektir. Örneği destek verilecek kulübün en az 30 lisanslı sporcuyu bünyesinde barındırması başarı düzeyi aldığı madalya sayısı il, ulusal, uluslararası, her dört ayda yapılan kuşak sınavlarındaki sayı ve artış oranı gibi net sayısal ölçüt konulabilir. Teşvik etmek için de sporcu sayısı ve başarı düzeyi arttıkça destek miktarının da artırılması düşünülmektedir.
C. Federasyonlarda mevzuat gereği bütçelerinin belli bir kısmını kulüplere yardım ve alt yapıya destek için harcamak zorunluluğu bulunmaktadır, bu harcamaları yaparken sadece delege olanlara, seçimde kendilerini destekleyen kulüplere değil yukarıdaki kriterlere yada
adaletli, liyakatli, ölçülebilir, denetlenebilir, sürdürülebilir, ahlaki ve etik kurallar göz önünde bulundurarak bir yöntemle tüm kulüpleri kapsayacak şekilde yapmaları daha adil, daha verimli, daha şeffaf, daha güvenilir, daha başarılı, olmalarını sağlayacağı düşünülmektedir.
D. Kulüplerin her ilde kendi dinamikleri ve yapıları çerçevesinde kamusal ve özel sektörden destek almaları konusunda federasyon bir birim kurarak her ilin sorunlarını, yapısını analiz ederek, çözüm önerileri ve yol haritası belirleyerek, iş insanlarını teşvik ederek kulüplere destek olmalıdır. Federasyon bünyesinde kurulacak bu birimin adı kulüplere destek kurulu ya da birimi ne olursa olsun bu ekipte akademisyen, kulüp başkanı, antrenör, sporcu, sporcu velisi, avukat, en önemlisi bir de iş insanı bulunması, bu yapıda bir kurul federasyonun öncülüğünde il temsilcileri başkanlığında her ilde de kurulmalı. İllerdeki bu kurul o ilin yapısını analizini hazırlayarak federasyon kuruluyla bir araya gelerek nasıl bir çözüm ve yol izleyeceklerini beraber karar almaları sonuca ulaşmalarında en önemli unsur olacağı önerilmektedir.
13-15 ŞUBAT 2026 TARİHLERİ ARASINDA ANTALYA’DA YAPILAN TAEKWONDO’NUN DÜNÜ, BUGÜNÜ VE YARINI ÇALIŞTAYI SONUÇ RAPORU
3.TAEKWONDO FEDERASYONU DELEGE SİSTEMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
MEVCUT DURUM
Birçok alanda olduğu gibi sportif alanlarda da her geçen gün gelişmeler ve büyümeler gerçekleşmektedir. Günümüz spor federasyonlarının yapısına bakıldığında spor federasyonları seçim yönetmeliğinin acilen yenilenmesi günümüz koşullarına göre tekrar yapılanması zaruri bir duruma gelmiştir. Örneğin; Türkiye’de çoğunluğu özel spor kulübü olmak üzere yaklaşık 2000 civarı Taekwondo kulübünün faaliyet göstermesine rağmen, Federasyon seçimlerinde yalnızca 250 civarında delegenin kura ile belirlenmesi, temsil adaletini tartışmalı hâle getiriyor. Dünyanın hiçbir yerinde bu oranda bir azınlığın seçimiyle çoğunluğu yönettiğini göremeyiz. Bu yapı, doğal olarak: Geniş tabanın yönetime yansımasını güçleştiriyor, Liyakat esaslı yönetici profilinin oluşmasını zorlaştırıyor, Delege üzerinde etik dışı vaat ve baskı risklerini artırıyor, Yönetimde sürdürülebilirliği zedeliyor. Türk sporunun temel değerleri olan ahlak, adalet, şeffaflık ve sürdürülebilirlik gibi unsurlarında göz önünde bulundurulduğunda mevcut yönetmeliklerin tüm federasyonların aktif spor kulüplerin sayılarına göre tekrar revize edilmesi gerektiği düşünülmektedir.
ÇÖZÜM ÖNERİSİ
1.Kriteri sağlayan kulüplerin yüzde yüzüne temsil hakkı verilme modeli: Federasyonlar bünyesinde bulunan tüm spor kulüplerine delegelik hakkının verilmesi, ancak sadece delegelik ve farklı sebeplerle kurulan kulüpleri önlemek için seçimlerden en az 2 sezon öncesinde talimatla belirlenen müsabakaya katılma kriterlerinin yanında en az o kulüpte 25 lisanslı sporcu olma şartı olmalı. Lisanslı sayı kriteri branşlara göre farklılık gösterebilir. Bu sistem adalet ve temsili noktasında tartışmaya yer bırakmayacak kadar şeffaf ve adaletli olacağı düşünülmektedir.
Sporu bırakmış milli sporcular, antrenörler, hakemler, sayısı ve kriteri net olmalı en az en üst gibi iki ucu açık yoruma ve keyfiyete bırakılmamalı. Seçim sistemi kriter değişikliği federasyonların talimatlarında hiçbir şekilde değiştirilemez şekilde düzenlenmeli. Bu sistem federasyonları daha başarılı daha üretken sadece belli bir kesime değil, kulüplerin, antrenörlerin bütününe eşit şekilde hizmet etmesini sağlarken, kulüplerin ve antrenörlerin delege olmak için verdikleri enerji ve gayretlerin daha çok lisanslı sporcu barındırmaları, daha çok gençliğe hizmet etmelerine, başarı odaklı çalışmalarına teşvik edecektir. Bu sistem dışındaki her türlü alternatif içerisinde şaibe barındırmaya mahkum olduğu düşünülmektedir.
2. Kura Sistemi Kısmen Kaldırılmalı: “Ağırlıklı Temsil” Modeli 2000 civarında kulübü 250 civarında delege ile temsil etmek yerine, kulüplerin sportif performansına, aktiflik derecesine ve kurumsal yapısına göre kademelendirilmiş bir temsil sistemi uygulanabilir. Delege sayısı federasyonlara bağlı toplam spor kulüp sayısının en az üçte ikisi kadar olmalı.
Kulüp Kategorileri (Performans + Aktiflik Temelli) Sistem
A Kategorisi Kulüpler: Milli sporcu yetiştiren, yılda belirli sayıda faaliyete katılan ve lisanslı sporcu sayısı yüksek olan kulüpler doğrudan delege olur.
B Kategorisi Kulüpler: Orta aktiflik düzeyinde kulüpler bölgesel seçimle delege belirler.
C Kategorisi Kulüpler: Yılda minimum faaliyet şartını karşılayan küçük/az aktif kulüpler kura ile değil, bölgesel havuzdan sıralı puanlama ile delege belirler. Bu sayede: en fazla katkıyı sağlayan kulüplerin sesi daha güçlü olur. Rekabet zemini hazırlarken, tamamen kura şansına dayalı temsil ortadan kalkacağı düşünülmektedir.
Delege dağılımı illerin: Lisanslı sporcu sayısına, Yıllık faaliyet katılımına, Faaliyet düzenleme kapasitesine, Milli sporcu yetiştirme oranına göre yapılmalıdır. Bu model, gerçek üretim yapan şehirleri ödüllendirirken moral açısından da federasyon içi motivasyonu artıracağı düşünülmektedir.
13-15 ŞUBAT 2026 TARİHLERİ ARASINDA ANTALYA’DA YAPILAN TAEKWONDO’NUN DÜNÜ, BUGÜNÜ VE YARINI ÇALIŞTAYI SONUÇ RAPORU
4. MİLLİ TAKIM ANTRENÖRLERİNİN GÖREVLENDİRİLMELERİ
MEVCUT DURUM
Federasyon başkanlık seçimlerinde, mevcut başkan ya da adaylar söylemlerinde adalet, liyakat, eşitlik gibi konuları dile getirirken, oy kaybetme veya oy toplama gibi kaygıları, mevcut başkanları ya da aday olacakları liyakat dışı seçim kazanma odaklı çalışmaya yöneltiyor. Milli takım antrenörleri, delegelik durumlarına göre, siyasi çevre destekli veya mevcut başkana yakın olması, federasyon yönetimlerini veya adaylarını seçim kazanma stratejilerini, liyakat, başarı, tecrübeye göre değil oy kaygısına göre milli takım antrenörlerini görevlendirmek durumunda bırakıyor. Bu durum sürekli milli takım antrenörlerinin değişime uğradığı veya federasyon yönetimleri değiştiğinde liyakattan ve adaletten uzak kendini destekleyen kişilerden oluşturulduğu, milli takım temsil noktasında mikro ve makro başarı odaklı planlamaların sekteye uğradığı düşünülmektedir.
ÇÖZÜM ÖNERİMİZ
a. Milli takım antrenörlerinin görevlendirilmeleri, bakanlık ve federasyon yönetimleri ile yasal düzenleme yapılarak yönetmeliklerle ve talimatlarla belirlenmeli. Bu durum başarı odaklı, adaletli, liyakatlı ve sürdürülebilirliği açısından çok önemli bir husus. Böyle bir yapı hem federasyon yönetimlerini rahatlatmakla birlikte adaletli, liyakatli sürdürülebilir mikro ve makro planlarında gerçekleştirilebilirliğini azami ölçüde sağlayacağı ön görülmektedir.
b. Başarıya odaklı sürdürülebilirliği ölçülebilen rekabeti sağlayan sistemsel bir yapı oluşursa federasyon yönetimleri rahat hareket edebilecek, enerjilerini tabanda daha fazla gençleri spora kazandırma, kulüplerini destekleme gibi projelere harcayacak, kulüp antrenörleri delege olabilmek için fason kulüpler kurmak yerine başarı odaklı çalışmalara yöneleceklerdir. Örneğin; her bir antrenöre puanlama sistemi getirilerek Olimpiyat, Dünya, Avrupa, Akdeniz ve İslam oyunları gibi oyunlar, uluslararası resmi müsabakalar, Türkiye şampiyonaları, Gruplar, İl şampiyonaları, okullar arası müsabakalar, tüm bu müsabakalarda elde ettiği başarı oranında puan alınması, en yüksek puanı hangi kategoride toplamış ise o kategoride milli takım antrenörü olarak görev almaları, eşitlik durumunda ise çalıştığı kulübün lisanslı sporcu sayısına göre belirlenmesi düşünülmektedir.
c. Dünya, Avrupa, Akdeniz, İslam oyunları gibi müsabakalarında milli takımı temsil etmeye hak kazanmış sporcunun antrenörü de o müsabakada antrenör olarak görev alması.
Olimpiyat takımlarını hazırlayacak teknik direktör ve antrenörlerin seçimi federasyon başkanı ve yönetim kurulu tarafından belirlenmesi, denetim ve sürdürülebilirlik açısından son derece önemli olduğu düşünülmektedir.
Tüm turnuva ve şampiyonalarında antrenör görevlendirmeleri, kriterler dışında federasyon başkanının onda iki antrenör görevlendirme insiyatifi kullanması, bu hakkını kime nasıl nerde kullanacağı federasyon başkanının kendisi belirlemesi, bu hakkı kullanırken şahsi menfaati dışında federasyona ve kulüplere fayda sağlayacak koşullarda olması düşünülmektedir.
13-15 ŞUBAT 2026 TARİHLERİ ARASINDA ANTALYA’DA YAPILAN TAEKWONDO’NUN DÜNÜ, BUGÜNÜ VE YARINI ÇALIŞTAYI SONUÇ RAPORU
5.MİLLİ TAKIM SEÇME KRİTERLERİ
MEVCUT DURUM
Son yıllarda Avrupa, Dünya şampiyonalarındaki başarı düzeylerimizi maalesef en önemli olan olimpiyatlarda arzu edilen seviyede olmadığı, her kesim tarafından bilinmektedir. Sistemsel bir yapıdan uzak yönetimler ve kişiye göre yöntemler sadece tesadüfi başarıdan öteye gidemediği görülmektedir. Milli takım seçme kriterleri federasyon başkanları ve yönetimi değiştikçe teknik kurulları da sürekli değişmekte, bu nedenle uygulanan yöntemler değişkenlik göstermektedir. Sistemsel bir kriterden uzak, o anki yönetim anlayışıyla şekillenmek durumundadır. Ülkemizdeki bu durum da çeşitli çatışmaları beraberinde getirirken, sürdürülebilir başarıları da zaman zaman sekteye uğratmaktadır. Hatta bazen konulan kriterlere bile uyulmadığı görülmektedir. İnisiyatif ve kişiye göre uygulanan metotlar başarı grafiğini sürdürülebilirlik açısından önemli ölçüde etkilediği düşünülmektedir.
ÇÖZÜM ÖNERİLERİMİZ
A. Milli takım seçme kriterleri federasyonların teknik kurullarınca değil, yönetmelik ya da talimatla belirlenmesi, hangi yönetim gelirse gelsin aynı kriterler doğrultusunda uygulanması, sürdürülebilirlik ve adalet noktasında son derece önemlidir. Bu uygulama hem performans ve başarı odaklı sistemsel bir yöntem oluştururken hem de mevcut federasyon yönetimlerini ve başkanlarını rahatlatacağı, daha başarı odaklı çalışmaya sevk edeceği düşünülmektedir.
B. Milli takım seçme kriterleri her açıdan çok detaylı çalışılarak, puanlama yöntemiyle bir metot uygulanmalıdır. Puanlama sistemi her sporcu için il şampiyonalarından itibaren uluslararası müsabakalarına kadar dijital ortamda herkesin görüp takip edebileceği bir platformda takip edilip gösterilmelidir. Bu yöntem sporcuların uzun vadeli başarı grafiklerini takip açısından son derece önemlidir. Milli takım düzeyinde bir sporcu sadece altı dakikalık milli takım seçmesindeki performansına göre değil uzun vadeli performans grafiğine göre belirlenmesi, performansta devamlılığını ölçme açısından son derece önemlidir. Milli takım seçmeleri; sporcunun topladığı puanlamaların eşitlik durumunda yapılmalıdır. Kriterler dışı teknik kurulların belirleyeceği sporcularda yüzdelik oranlarla belirlenmeli, belirlenen sporcuların gerekçeleri net anlaşılır bir şekilde kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Zira kamuoyunu ikna edici bir gerekçe sunulmaz ise güven ve liyakat sistemi ciddi zarar görebilir. Olimpik takımın belirlenmesi ve yöntemleri mikro ve makro planlar dahilinde tamamen milli takım teknik direktörü ve antrenörlerinin inisiyatifinde olması gerektiği düşünülmektedir. Bu durum ölçme ve değerlendirme açısından son derece önemli olduğu söylenebilir.
C. Seri başı tüm ulusal müsabakalarda uygulanmalı, seri başı uygulaması sporcuların topladıkları puanlara göre yapılmalı, bu yöntem rekabet ortamını artırırken alt yapı sporcularını da sistemsel olarak hazırlayacaktır. A-B-C- olarak sunulan bu yöntemler ölçülebilir, denetlenebilir, adaletli, sürdürülebilir, rekabeti performansa dayalı, tüm kulüp ve antrenörlerine güven ortamı sunarken, federasyon yönetimlerini de her alanda başarı grafiklerini artırmaya yönelteceği düşünülmektedir.
13-15 ŞUBAT 2026 TARİHLERİ ARASINDA ANTALYA’DA YAPILAN TAEKWONDO’NUN DÜNÜ, BUGÜNÜ VE YARINI ÇALIŞTAYI SONUÇ RAPORU
6.HAKEM GÖREVLENDİRMELERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
MEVCUT DURUM
Hakem olabilme kriterleri mevcut yapıya bakıldığında, branşa özgü yetersiz özgeçmişi ile birlikte motor beceri kriterlerinin eksikliği gözlemlenmektedir. Ülkemizde hakem görevlendirilmeleri genel olarak yılda bir kez yapılan hakem gelişim seminerleri ve hakemlerin sistemsel bir yapıdan uzak gözlemsel geçmişlerine göre belirlenmektedir. Bu uygulama yönetimsel ve kişiye özel bir sonuç ortaya koymaktadır. Federasyon yönetimlerinin değişmesi, bununla birlikte MHK’lerin de değişim göstermesi, hakem görevlendirmelerini liyakatten ve performanstan yoksun bir yapıya sevk etmeye yönelttiği düşünülmektedir.
ÇÖZÜM ÖNERİLERİMİZ
A. Hakem olabilme kriterleri mevcut talimatlar yeniden gözden geçirilerek, hakem adayının sporcu geçmişinin daha belirgin ve hakem olmaya elverişli durum haline getirilmesi. Örneğin; Taekwondo’da kırmızı-siyah kuşak olması, o kişinin müsabıklık seviyesini ortaya koymaz. Oysaki belli bir süre müsabık olarak yarışmış sporcuların saha tecrübeleri oluşacağından, hakemlik performansında daha faydalı olacağı ön görülmektedir. Ayrıca motor becerilerinin önemli olduğu gözlem, refleks, dikkat, kontrol, takip gibi özelliklerinin de ölçülmesi günümüz koşullarında son derece önem arz ettiği düşünülmektedir. Sonuç itibariyle tüm bu özellikler hakem hatalarını minimize edeceği ön görülmektedir.
B. İl, Ulusal, Uluslararası müsabakalarda görev alacak hakemlerin belirlenmesinde kaç yıllık hakem olmasından ziyade, performansa dayalı puanlama sistemi oluşturularak her yıl yapılan hakem gelişim seminerlerinin titizlikle ve performans ölçümlerinin daha geniş bir ölçekte yapılması, değerlendirmeler yapılırken sadece performans başarı odaklı yapıyla değil, hakemlik müessesine güven oluşturacak adalet, ahlaki, örnek davranış, iletişim ve empati kurabilen özelliklerinin de gelişmiş bir yapıda olması düşünülmektedir.
C. Görev yapan hakemlerin sürdürülebilirlik açısından devamlılığı için görev aldıkları her müsabaka sonuç verileri MHK tarafından gözlem altına alınarak, performanslarını takip etmeleri, olası performans düşüklüklerini anında geri bildirimle o kişiye iletmeleri, kişinin kendi eksikliğini bilmesi ve geliştirmesi açısından son derece önemli olduğu düşünülmektedir.
D. Sistem hakemlerinin belirlenmesinde üst düzey teknoloji bilgisi yanı sıra, iletişim becerileri ve insan ilişkileri bakımından, empati kurma özellikleri olan kişilerden oluşturulması ön görülmektedir.
13-15 ŞUBAT 2026 TARİHLERİ ARASINDA ANTALYA’DA YAPILAN TAEKWONDO’NUN DÜNÜ, BUGÜNÜ VE YARINI ÇALIŞTAYI SONUÇ RAPORU
7.ÖDÜL YÖNETMELİĞİ DEĞERLENDİRİLMESİ
MEVCUT DURUM
Türkiye’de uluslararası ve ulusal müsabakalarda derece elde eden sporculara verilen başarı ödülleri, mevcut yönetmelikler doğrultusunda millî takım teknik direktör ve antrenörlerine belli bir oranda ise, son bir yılda hangi kulüpte ise o kulübe ve o kulübün antrenörüne verilmektedir. Türkiye’ de bu sistemden ancak büyük kulüpler yararlanmakta olup zaten onlar da kamu kulüpleridir. Oradaki sporcular ise genelde transfer edilerek oluşturulmakta, antrenörleri ise o kulübün yönetimine yakın kişilerden oluşan bir yapıyla yürütüldüğü söylenebilir.
Dünyada ve ülkemizde hemen hemen her alanda üretimi, başarıyı, destekleyen bir sistem varken, maalesef alt yapı kulüpler ve antrenörler bu sistemden mahrum bırakılıyor. Oysa kulüpler ve antrenörler sporcuların yetişmesinde büyük emek ve zaman harcamak durumunda, performans sporcusu yetiştirilmesinde olmazsa olmazlarımız, mevzuat gereği asıl emek verip yıllarını harcayan kulüpler ve antrenörler ödül yönetmeliğinden mahrum bırakılırken, son bir yılda yetişmiş başarılı sporcuları kamunun imkanlarını da kullanarak transfer yöntemiyle bünyesine alan büyük kulüpler ki sayıları bir elin parmaklarını geçmez, ödül yönetmeliğinden faydalanmaktadırlar. Olimpik bir sporcunun yetişmesi sekiz on yılı bulan bir zaman ölçeğinde olduğu düşünüldüğünde sporcuları uzun yıllar boyunca yetiştiren kulüp ve antrenörlerinin bu süreçte ödül sistemine dâhil edilmemesi, sistemsel bir adaletsizlik doğurmakta ve sahadaki antrenörleri çalışma motivasyonlarını düşürürken, etik olmayan davranışlara zorlayan yapısal riskler oluşturulduğu düşünülmektedir.
ÇÖZÜM ÖNERİLERİMİZ
Sporcu ödüllerinin adil şekilde dağıtılması, Kulüp ve antrenörlerinin emeklerinin resmi olarak tanınması,
Milli takım teknik heyetinin katkısının korunması, Tüm süreçlerin dijital olarak kayıt altına alınması,
Etik dışı uygulamaların önlenmesi amacıyla, başarılı sporcuyu ödüllendirme yönetmeliğinin yeniden yapılandırılması gerekliliği önerilmektedir.
Mevcut yönetmeliğe ilaveten başarılı sporcunun ilk lisanslı olduğu kulübünden son lisanslı olduğu kulübüne kadar geçen süreçteki kulüp ve antrenörlerinin de ödül yönetmeliğinden faydalanmasını sağlayacak bir yöntemle, sporcuya emek veren kulüp ve antrenörlerin katkısı oranında ödüllendirilmesini kalıcı bir yapıya kavuşturulması, alt yapı antrenörlerini ve kulüplerinin motivasyonunu önemli ölçüde artıracak, ayrıca mevcut yönetmeliğe göre kulüp ve antrenörlere verilen ödüllerin sporcuya verilen ödüllerin yanında çok düşük olduğu, ortada bir başarı varsa kulüpsüz antrenör, antrenörsüz sporcu olamayacağından kulüp ve antrenörlerin ödüllerinin de sporcuya verilen ödül oranında yükseltilmesi halinde, dilimizden düşürmediğimiz adalet kavramının tamda yerine getirilmiş olacağı düşünülmektedir.
13-15 ŞUBAT 2026 TARİHLERİ ARASINDA ANTALYA’DA YAPILAN TAEKWONDO’NUN DÜNÜ, BUGÜNÜ VE YARINI ÇALIŞTAYI SONUÇ RAPORU
8. SPORCU LİSANS VE VİZE ÜCRETLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
MEVCUT DURUM
Türkiye’de ortalama hane geliri TÜİK verilerine göre yıldan yıla artsada, reel alım gücü aynı düzeyde artmamaktadır. Özellikle alt ve orta gelir grupları, spor harcamalarını zorunlu ihtiyaçlardan sonra gelen bir kalem olarak görmektedir. Bu nedenle sporcu lisans ücretleri gibi devlet destekli kalemler bile bazı aileler için engelleyici bariyer hâline gelebiliyor.
Taekwondo branşı ise; sporcular için lisans, federasyon vizeleri, kuşak sınav ücretleri, malzemeler, müsabaka yol-konaklama giderleri gibi birçok alt maliyet kalemi barındırdığı için sosyo-ekonomik etkiler daha görünür hâle geliyor. Birçok öğrenci, özellikle de taşra illerinde sporla tanışmadan spordan kopuyor.
Antrenör Vize Ücretleri: Mesleki Değer – Ekonomik Gerçeklik Çatışması: Taekwondo Türkiye’de en yaygın bireysel branşlardan biridir. Ancak antrenör gelirleri; İl/ilçe belediyeleri destek vermediği sürece düşüktür. Kurs ve özel ders gelirleri bölgesel olarak çok değişmektedir. Salon kirası, ekipman, vergi yükü gibi giderler antrenörün yıllık maliyetini yükseltmektedir. Bu tabloya rağmen antrenör vize ücretlerinin her yıl düzenli artması, birçok antrenör tarafından mesleki değerin korunması değil, yükün artırılması olarak görülüyor. Sonuç olarak geliri düşük bölgelerde antrenörlük mesleği sürdürülebilirliğini kaybediyor. Yeni antrenörün yetişme hızı düşüyor. Taekwondo’nun tabana yayılması yavaşlıyor.
Hakem Vize Ücretleri: Liyakat – Ekonomi – Motivasyon Çelişkisi: “Hakem atamalarında liyakat sorunu” ekonomik analizle birleşince tablo daha da netleşiyor. Hakemlik neden ekonomik açıdan dezavantajlı? Yıllık vize ücreti, seminer, kurs, seyahat maliyetleri gibi giderleri varken müsabaka harcırahları çok düşük olduğu için, elde edilen harcırah, harcamanın altına düşebiliyor, bundan dolayı üst düzey liyakatli hakemler sistemde kalmak istemiyor. Alt kademe hakemlerin gelişimi yavaşlıyor. Sporcu ve antrenör güveni zedeleniyor.
Ekonomik ve liyakate dayalı uçurum büyüdükçe olimpik seviyede adil müsabaka ortamı zayıflıyor. Bu ise spor ahlakı ve sporcu motivasyonunu doğrudan etkiliyor. Sporun ana hedeflerinden biri olan gençliği kötü alışkanlıklardan korumak, sağlıklı nesiller yetiştirmek amacıyla onca yatırımlar yapılırken, yukarıda bahsedilen nedenlerden dolayı maalesef arzu edilen hedefler sekteye uğradığı düşünülmektedir
ÇÖZÜM ÖNERİLERİMİZ
1. Çözüm aslında hiç de zor değil, lisans, vize, sağlık raporu gibi kalemlerden ücret alınmaması,
2. Şayet zaruri bir halde ise sınıflandırma yapılarak kademeli bir şekilde alınması,
Örneğin: Yukarıda bahsedilen konulardan dolayı, Makul bir fiyata çekilmesi, kademeli bir şekilde ödeme planlarının oluşturulması, özellikle sporcular ve hakemlerden belirli bir seviyeden sonra alınması, yılda bir kez hakemlik görevi verilen bir hakemin ödediği vize ücretini karşılayacak bir harcırahın olması, liyakatli hakem, antrenör ve sporcuların yetişmesi açısından harcırahlarının makul seviyelere yükseltilmesi önerilmektedir.
13-15 ŞUBAT 2026 TARİHLERİ ARASINDA ANTALYA’DA YAPILAN TAEKWONDO’NUN DÜNÜ, BUGÜNÜ VE YARINI ÇALIŞTAYI SONUÇ RAPORU
9. ÖKSÜZ, YETİM VE ŞEHİT ÇOCUKLARININ SPOR YAPMALARININ DESTEKLENMESİ
MEVCUT DURUM
Ülkemizde yaklaşık 380 bin öksüz yetim ve şehit aileleri çocukları bulunmaktadır, hemen hemen her şehrimizde, ilçemizde, köyümüzde, mahallemiz de bu durumda olan çocuklarımıza rastlamak mümkündür. Belediyeler, Aile Sosyal Hizmetleri, İl Müdürlükleri, Kaymakamlıklar, mahalle muhtarlıkları aracılığı ile bu çocuklarımıza ulaşabiliriz. Dezavantajlı ailelerimiz ve çocuklarımıza, taekwondo ailemiz olarak destek vermek, her birimizin öncelikleri arasında olması gerektiği bilinciyle, “geliniz hep beraber bir çocuğumuza destek olmaya gayret gösterelim”, 85 milyon ülkemizde 213 kişiye bir çocuğumuza destek olması düşer, daha net ifadeyle 213 kişinin bir çocuğumuza destek olması demek, sosyal sorumluluğun, büyük aile olmanın, vatanına, bayrağına, devletine destek olmanın, birlik ve beraberliğin en belirgin göstergesi olacağı düşünülmektedir.
Türkiye’de öksüz, yetim ve şehit ailelerinin çocuklarının Taekwondo sporuna ücretsiz, erişilebilir ve nitelikli bir eğitim modeliyle katılmasını sağlamak, bu çocukların fiziksel, psikolojik ve sosyal güçlenmesini desteklemek, disiplin, özdenetim, saygı ve mücadele kültürü, bu çocuklarımız için doğrudan iyileştirici ve geliştirici bir araç olacağı, toplumsal sorumluluk ve milli spor politikası açısından güçlü bir boşluğu dolduracağı düşünülmektedir.
ÇÖZÜM ÖNERİLERİMİZ
Proje paydaşları kapsamında:
1.Dezavantajlı ailelerimiz olan öksüz, yetim ve şehit aile çocuklarımızı spora kazandırma ve desteklemek amacı ile, Ulusal Taekwondo Bizim Çocuklar Sporcu Destek Merkezi: adı altında taekwondo federasyonu ve Bizim Çocuklar Sporcu Destek Derneği öncülüğünde bir proje yapılarak, 81 il de mevcut Taekwondo kulüplerinden seçilecek özel spor salonları, “Destek Merkezi” etiketiyle projeye dahil edilerek, spor salonlarının dış yüzüne her vatandaşın görebileceği DESTEK MERKEZİ logosu asılır. Taekwondo il temsilcileri başkanlığında bir antrenör, bir iş insanı, bir avukat, mümkünse bir yerel basın mensubu ve projeye katkı sunabilecek kişilerden oluşan Destek merkezi komisyonu oluşturulması, bu komisyon o ilin Valilik, Kaymakamlık, Belediyeler gibi kamu kurum ve kuruluşlarını proje hakkında bilgilendirilerek, yerel, görsel ve yazılı basın aracılığı ile tüm vatandaşlara duyurusunun yapılmasını sağlaması.
2. Taekwondo federasyonu, destek kapsamındaki hiçbir çocuk dan, hiçbir ad altında, örneğin kuşak ücreti gibi ücret almayacak. İmkanlar dahilinde destek merkezi olan taekwondo kulüp (salon) lerine antrenman malzeme desteğinde bulunacak.
3.Kamu kurum kuruluşlar ile muhtarlıklar ve vatandaşlar taekwondo sporunu yapmak isteyen öksüz yetim ve şehit aile çocuklarını destek merkezlerine yönlendirecek.
4.Destek merkezi logosu olan taekwondo özel salonları bu çocuklarımızın ücretsiz spor salonuna kayıtlarını yaparak aidat almayacaklar.
5.Belediyeler spora başlayan bu çocuklarımızın ulaşım sorununu çözmek için ücretsiz belediye otobüslerinden faydalanmalarını hem çocuğa hem de çocuğun velisi konumundaki bir kişiye ücretsiz el kart temini görevini üslenmesi sağlanacak.
6.Destek merkezi komisyonu, spora başlayan her bir çocuk için, o ilde bulunan iş insanlarından sporcuların müsabaka giderleri, özel spor malzemeleri ve genel ihtiyaçları için sporcu destek aile kapsamında sponsorlar oluşturulacak, sponsorlar firma yada şahıs olabilir, bir sponsora birden fazla kişi verilmeyecek her bir sporcu için farklı sponsor bulunacak, bu sayede daha geniş bir kitleye farkındalık oluşturulacak, sponsorluk yıllık yada anlık ihtiyaca göre mutlaka bir protokolle yapılacak, kayıt altına alınacak.
7.Bizim Çocuklar Sporcu Destek Derneği işleyişlerdeki aksaklıkları imkanları dahilinde çözüme kavuşturacak. Desteklenen tüm çocuklarımızın dijital ortamda 6698 sayılı KVKK kapsamında kişisel verilerinin hukuka uygun şekilde veri tabanı oluşturarak takip ve denetimini yapacak.
8 Destek merkezlerine kaydı yapılan çocuklarımızın spora devam ettiği sürece desteklenmeye devam edilir, sporu bıraktığı an tüm desteklerin kesilmesi, sürdürülebilirlik açısından son derece önemli olduğu düşünülmektedir.
GENEL MODERATÖRLER
Prof. Dr. Yahya POLAT Akademisyen-Erciyes Üniversitesi Öğretim Üyesi
Dr. Muammer CANBAZ Öğretmen-Milli Takım Antrenörü
MASA MODERATÖRLERİ
1.Masa Moderatörü Halil ÖZİŞ Özel Spor Kulüp Başkanı-Milli Takım Antrenörü
2.Masa Moderatörü Halit YAVUZ Özel Spor Kulüp Başkanı-Milli Takım Antrenörü
3. Masa Moderatörü Ali CAN Özel Spor Kulüp Başkanı-Milli Takım Antrenörü
4. Masa Moderatörü Mehmet ÇİMEN Avukat-Uluslararası Hakem
5.Masa Moderatörü Dr. Semih ÖZ Akademisyen-Osman Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi
6.Masa Moderatörü Muharrem KARANFİLCİ Devlet Sporcusu-Teknik Direktör-Yazar
7.Masa Moderatörü İlkay BATMAN Milli Takım Antrenörü
8.Masa Moderatörü Cihat KUTLUCA Dünya Şampiyonu-Teknik Direktör-Devlet Sporcusu







